|













|
212
– Burcu Berber (25/Ekim/1984)
- Bu arkadaşımızın, bu son senemizde yapılabilecek
en iğrenç espriler ve bulduktan sonra üzerimizde deneme kabiliyetini keşfettik.
Hayatın boyunca mutlu ol. (Nilay)
- Dünyadaki en tatlı şirinesin. Her ne
kadar mavi olmasan da... (Hüner)
- O güzel yüzünde hep değişik, komik
mimikler olsun. (Özge Güngör)
- Hayatımda yüzüne bakıp da birşeyler
hissettiğim nadir insanlardan biri. Arkadaşlığımızdan hiç pişman
olmadım, olmayacağım. O farklı bir insan. (Sıdıka)
- Burcu, yeri gelince sessiz, yeri gelince
canlı, capcanlı, şeker gibi bir kız. Seni seviyorum Burcu! (Sara)
- Tatlı kızdır Burcu. İnce dudaklarından
içinizi ısıtan bir gülümseme yayar. İki metreden fazla yaklaşmayın.
Neşesi yoğundur. (Özge Ergün)
- Ona tokat attığım gün, içimden
Burcu’yla olan bütün arkadaşlığımın bittiğini düşündüm. Ama o
Braveheart’daki kız gibi ağlamaya direndi ve tokattan nefret etmesine rağmen,
bana hiçbirşey demedi. Bir daha ona asla tokat atmayacağım. (Şadiye)
- Sen ne kadar istemesen de ben senin ileride
ünlü bir tiyatrocu olmanı çok istiyorum. Gerçek mi, şaka mı olduğu
belli olmayan mimiklerini nasıl yaptığını hep merak edicem. Umarım hep
yanımda olursun. (Müge)
- Melek gibisin bitanem, herşey istediğin
gibi olsun... (Bahar)
- Seninle az mı çimlere yayılıp tıkınırken
bir yandan da Yimpaş’ı seyrettik. Seni sımsıcak gülüşünle
seviyorum. (Tuğba K.)
- Fazla sesi çıkmaz ama sınıfı coşturmaya
üstüne yoktur. Hele bir Pala Remzi’yi söylemesi yok mu... (Durmuş Ali)
- Sesli walkman dinleyerek çok iyi dikkat çekiyor.
3 yıl önce yaptığı espriler hala dillerde. (Serkan)
- Belki istediği şekilde hareket edip
yeterince özgür olamıyor ama o bu haliyle bile iyi olmaya yetiyor. (Yetişkan)
- İki yıl, onu tanımam için yeterli olmadı
belki de, ama sebepsiz gülümsemelerini ve beklenmedik tepkilerini
unutmayacağım. (İhsan)
- Sevgi dolu bir kalp ve kalbin aksiyle gülen
bir yüz. En iyi dileklerimle... (M. Melih)
- Bu sınıfta sevmeyi başardığım nadide
insanlardan biridir. Bazen keşke daha önce onu tanısaydım dediğim
olmuyor değil tabii. Ama bazı kıl hareketleri var ki, beni gerçekten
sinirlendiriyor. Yine de iyi bir arkadaşımdır, o kadar! (Onur)
- Burcu, benim annemin elinden tuttuğumu bütün
kızlara yaydın ya. Halt ettin. Şimdi herkesin gözünde ana kuzusu oldum.
Abin denizciymiş, bi numarasını göremedim. Evlerimiz yakın bir gün komşuluğunuzu
da görmedim. Sıralarımız da yakın, bir uç, silgi bile vermedin ama sen
eşsiz bir insansın. Yani bana iyi yönlerin denk gelmedi ama iyi bir insan
olmalısın. Yani hangimiz tam anlamıyla iyiyiz ki... Kötüsün be, kötü.
Şeytansın. Cısss Doğrusu bu işte (Caner)
- Burcu, ben senin pozlarını görmekten bıktım,
sen poz yapmaktan bıkmadın. Helal olsun sana, daha ne diyeyim? (Samet)
- Bırcı Burber... Kız sen benim kaç
senelik arkadaşımsın? Bayağı oldu... Hayatımda bir yerin olduğu için
o kadar mutluyum ki... Beni güldürdüğün için ve herşey için
thanks... Öpüldün... (Aslı Avşar)
- Burcu, parmaklarını gıcırdatmadığın için
seviniyorum. Yoksa bütün gün beni sinir ederdin. Gerçi sana kızamam, o
sevimli, tatlı kıza kim kızabilir ki? Seni her zaman Batman’a
bekliyorum diyecem ama ben orda değilim ki Ama belki bir gün orada karşılaşırız.
Sevgilerimle. (Tuba G.)
- Ah benim canım diyet arkadaşım! Yaptığımız
diyeti bozup, ertesi gün yeni bir diyete başlıyoruz ama olsun. Sınıfta
söylenen şarkılara sıraların üzerinde tempo tutarak eşlik ettiğimiz
için, nöbetçi öğretmenden az fırça yemedik. (İrem)
- Bir gün samimisin, bir gün ciddisin. Senin
rotanı daha belirleyemedim ama seninle aram hep iyiydi. (Tim)
- Sevimli, karakterli, Onur’un başbelasına
hayat boyu mutluluklar dilerim. (Hasan Başpınar)
- Benim Burbum! Çok tatlısın. Bak bu sözümün
altını iki kere çiziyorum: “Seni çok seviyorum.” Pembe yanaklarının
hiç solmaması dileğiyle... (Aslıhan Akdemir)
- Ve dakika 90. Burcu harika bir şekilde
rasyonel sayı sorusunu çözüyor. Ve maçın skoru: Burcu:1- ÖSS:0 (Hasan
Ali Yüce)
|