• Not: İstanbul hükümetine karşı ilk açık tepkidir.

    Not:Asıl amaç ulusal bağımsızlığı gerçekleştirmek olmasına karşın egemenlik anlayışınıda içermektedir.

    Not: Amaç Ulusal güçleri birleştirmek (Yeni bir meclis açma düşüncesi)

  • Not: Amaç; Ulusal mücadele yanlılarının gelmesidir.

  • Not: Mondros ateşkesine karşı ilk kez açık bir şekilde karşı çıkılmıştır.

    Genelgenin Önemi:

  • Not: Amasya Genelgesinden sonra, 7-8 Temmuz gecesi, Mustafa Kemal görevden alındı. Mustafa Kemal’de görevden istifa etti.

    BATI ANADOLU KONGRELERİ

    Toplanma Nedenleri:

  • Kongreler:

  • Not: Yukarıdaki Kongrelerin yanı sıra Balıkesir’de dördüncü ve beşinci kongreler toplanmıştır.

    ERZURUM KONGRESİ

    (23 TEMMUZ -7 AĞUSTOS 1919)

    Toplanma Nedenleri:

    Not: Bölgeden yoğun olarak batıya göç vardı ve engellenmesi gerekiyordu.

  • Direnişin yöntem ve hedeflerini belirlemek.

    Kongre Kararları:

  • Önemi:

  • SİVAS KONGRESİ

    (4-11 EYLÜL 1919)

    Kongre Kararları:

  • Önemi:

  • Not: İtilaf Devletleri, hem Erzurum, hem de Sivas kongresine karşı hiçbir önlem almamıştır. Nedeni ise, Kongreleri ciddiye almamalarıdır.

    SİVAS KONGRESİNE KARŞI

    OSMANLI HÜKÜMETİNİN

    TUTUMU

  • Not: Bu nedenle, Sivas Kongresine katılan delege sayısı, Erzurum Kongresine katılanlardan daha az olmuştur.

  • Not: Tüm bu girişimler başarısız olmuştur.

    DAMAT FERİT HÜKÜMETİNİN

    İSTİFA ETTİRİLMESİ

    Neden:

    Sivas Kongresi’nden sonra,Temsil Kurulu’nn İstanbul Hükümet ile tüm ilişkileri kesmesi

    Sonucu:

    Damat Ferit Hükümeti istifa etmek zorunda kalmıştır.

  • Alınan Kararlar:

  • Önemi:

  • TEMSİL KURULU’NUN

    ANKARA’YA GELMESİ

    (27 ARALIK 1919)

    Nedenleri:

  • SON OSMANLI MEBUSAN 

    MECLİSİNİN AÇILMASI     

    (12 OCAK 1920)

    Genel Durum:

  • a) Beni başkan seçin.

    b) Müdafa-i Hukuk grubu kurun.

    c) Misak-ı Milliyi kabul edin.

    MİSAK-I MİLLİ (ULUSAL ANT)

    (28 OCAK 1920)

    Alınan Kararlar:

  • Sonucu:

  • Önemi:

  • Sonucu:

  • Ankara’da yeni bir meclisin açılmasının hukuki koşulları oluşmuştur.

    TBMM’NİN AÇILMASI

    (23 NİSAN 1920)

    Açılma Nedenleri:

  • Alınan İlk Kararlar (24 Nisan 1920):

  • Not: TBMM’nin alacağı kararlarda padişahtan bağımsız olması amaçlandı.

    Not: Osmanlı saltanatının yok sayılmasıdır.

    Not: Amaç savaş koşullarında alınacak kararların hızlanmasıdır.

    Meclisin başkanı da bu kurula da başkanlık eder.

    Not:Bu karar ile Meclis hükümeti sistemi kabul edilmiş oluyor.

    Not: Bu ilke ile de Meclis, Saltanat makamının üzerinde yer almaktadır. Sözü edilen yasa 1922 yılında çıkarılmış ve Saltanat kaldırılmıştır.

    İLK TBMM’NİN ÖZELLİKLERİ

    Not: İlk açıldığında gelecek tepkilerden çekinildiğinden Kurucu Meclis denilmemiştir.

  • Not: I. TBMM’de Mustafa Kemal’e muhalif olanlarda bunlardır.

  • Not: Savaş koşullarında hızlı kararlar almak, ulusun tek temsilcisi durumuna getirmek ve vatanı kurtarmak içindir.

  • Not: 1921 Anayasası ile hukuki geçerlilikte kazanacaktır.

     

    KONGRELER

         

    AMASYA GENELGESİ

    (22 HAZİRAN 1919)

    Koşulları:

    Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir.
    İstanbul hükümeti işgal devletlerinin etkisi altında bulunduğundan, üzerine aldığı sorumlulukların gereğini yerine getirmemektedir. Bu durum ulusumuzu yok olmuş saymaktadır.
    Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.
    Ulusun durumunu ve davranışını göz önünde tutmak ve hakların dile getirip bütün dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden kurtulmuş “ulusal bir kurula” varlığı gereklidir.
    Anadolu’nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas’ta, ulusal bir kongrenin acele toplanması gerekmektedir.
    Her ilden halkın güvenini kazanmış üç delege seçilerek, Sivas’a gizlice geleceklerdir.
    Kongreye güvenilir kişilerin seçilmesini sağlamak içindir.
    Herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılabileceği için bu iş ulusal bir sır gibi tutulmalı ve delegeler Sivas’a kimliklerini saklayarak gelmelidir.
    Ulusal güçler hiçbir koşulda dağıtılmayacaktır.
    Kurtuluş savaşının; amaç, gerekçe ve yöntemini açıklamıştır.
    İlk kez, hem işgale hem de Osmanlı Devletine karşı çıkan belgedir.
    İlk kez ulusal egemenlik ilkesinden söz edilmiştir.
    Bir ihtilal belgesi olmuştur.
    Sivas’ta ulusal bir Kongre’nin toplanmasını bildirmiştir.
    Yunan saldırılarına karşı savunma ve direniş güçlerini birleştirmek.
    Zaman içerisinde, Anadolu’daki gelişmeleri değerlendirmek.
    Balıkesir Kongresi’nde (28 Haziran-12Temmuz 1919). Asker toplanması, silahlı savunmanın başlaması gibi kararlar alınmıştır.
    II. Balıkesir Kongresi (26-30 Temmuz 1919). Erzurum Kongresi ölçüsünde olmasa da bölgesellikten ulusallığa yönelen kararlar almıştır. Kongre bağımsız davrandığını da ilan etmiştir.
    I. Nazilli Kongresi (6-9 Ağustos 1919). İşgallere karşı kararlar alırken, “hükümete yardımcı olma” amacıyla yapıldığı belirtilmiştir.
    Alaşehir Kongresi (16-25 Ağustos 1919).Yunan işgaline karşı kararlar alırken, kongrenin, bir ittihatçılık ya da Cumhuriyetçilik girişimi olmadığı hakkında padişaha güvence verilmişti.
    III. Balıkesir Kongresi (16-22 Eylül 1919). Sivas Kongresi sonrası durum için toplanmış ve gelişmeleri değerlendirmiştir.
    II. Nazilli Kongresi (19-23 Eylül 1919). Nazilli bölgesinde örgütlenmede gerekli düzenlemelerin yapılması ve bir Merkez Kurulunun oluşturulması amacı ile toplanmıştı.
    Bölge sorunlarını çözmek.
    Kurulması düşünülen Ermeni Devletine karşı önlem almak .
    Bölge güçlerini birleştirmek
    Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür. Parçalanamaz.
    Doğu illeri tüm ulusla birlikte işgallere karşı savunma yapacak ve direnecektir.
    Vatanın bağımsızlığını korumaya merkezi hükümet yeterli olmadığı takdirde amacı temin için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet kurulu, ulusal kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplantı halinde değilse seçimi Temsil Kurulu yapacaktır.
    Manda ve himaye kabul edilemez.
    Osmanlı Meclis-i Mebusan toplanmalıdır.
    Hıristiyan azınlıklara siyasal egemenlik ve aşırı ayrıcalıklar tanınmayacaktır.
    Ulusal gücü etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır.
    Kongre yöresel amaçlı toplanmasına karşın, aldığı kararlar ile ulusal nitelikli olmuştur.
    Vatan sınırlarından ilk kez söz etmesi ile, ileride kabul edilecek olan, “Misak-ı Milli” kararlarının öncüsü olmuştur.
    Ulusal iradenin egemen kılınması anlayışı, yeni bir devletin kurulması sonucunu oluşturmuştur.
    Egemenliğin ilk kez kayıtsız, koşulsuz ulusa ait olduğunu söylemiştir.
    Saltanat ve hilafet makamlarının geleceği için herhangi bir karar almamıştır.
    Ulusal kurtuluş Savaşının temel programı olmuştur.
    İlk kez manda ve himaye red edilmiştir.
    Sivas Kongresi kararlarına öncülük etmiştir.
    Doğu Anadolu’yu temsil eden bir, Temsil Kurulu seçilmiştir.
    Kongre başkanlığına, Mustafa Kemal’in seçilmesi ile O’nu Kurtuluş savaşında lider durumuna getirmiştir.
    Osmanlı Devleti ile itilaf devletleri arasında imzalanan Mondros Ateşkesi’nin öncesindeki sınırlar; Türk yurdudur.
    Sözü edilen sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz.
    Vatanın herhangi bir bölümüne karşı yapılacak müdahale ve işgale karşı hep birlikte savunma ve direniş yapılacaktır.
    Hıristiyan azınlıkların her türlü güvenliği sağlanacak ve bunlara ayrıcalık verilmeyecektir.
    İnsani koşullar altında, diğer devletlerin ekonomik yardımı alınabilir.
    Vatanın bölünmesi konusunda hiçbir öneri kabul edilemez.
    Ulusun kendi geleceğini belirleyebilmesi ve hükümetin başıboş bırakılmamasını önlemek için derhal Meclis-i Mebusan’ın toplanması gerekir.
    Egemenlik kayıtsız, koşulsuz ulusa aittir.
    Ulusal direnmeyi gerçekleştirmek için kurulan hukuk cemiyetleri “Anadolu ve Rumeli, Müdafa-i Hukuk” adı altında birleştirilecektir.
    Erzurum Kongresi kararları temel alınarak genişletilmiştir.
    Kongrenin açılmasında başkanlık ve Manda sorunu yaşanmıştır.
    Anadolu’daki tüm ulusal güçler birleştirilmiştir.
    Temsil Kurulu, ulusallaştırılarak Mustafa Kemal’in tüm ulusa emir verebilecek düzeye getirmiştir.
    Misak-ı Milli kararlarının temeli olmuştur.
    Ali Fuat Paşa’nın, Batı Cephesine atanması ile, yürütme gücü ilk kez kullanılmıştır.
    Sivas Kongresi sonrasında kurulacak yeni devletin, “Cumhuriyete”doğru gittiği kesinleşmiştir.
    Anadolu’ya yeni bir vali atanmıştır.
    Kongreye katılacak delegelerin tutuklanacağını ilan etmiştir.
    Kongreyi dağıtma girişiminde bulunuldu.
    Mustafa Kemal’in aleyhine propagandaya girişildi.
     

     

    Önemi:

    Anadolu hareketinin, İstanbul Hükümetine karşı kazandığı ilk başarıdır.

     

    AMASYA GÖRÜŞMESİ

    (20-22 EKİM 1919)

    Nedeni:

    Damat Ferit’in istifasından sonra Sadrazamlığa, Ali Rıza Paşa getirilmişti.
    Ali Rıza Paşa daha ılımlı bir kişiydi.
    Hem işlerine karışılmaması hem de kendisini iktidara getiren direniş güçleri ile görüşmesi gerekiyordu.
    İstanbul Hükümeti adına, görüşmeye Deniz Bakanı Salih Paşa katılmıştır.
    Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ile Temsil Kurulu, yasal bir kurul olarak tanınacaktır.
    Türk illerinin hiçbiri düşmana verilmeyecek, manda ve himaye red edilecek, Türk yurdunun bütünlüğü ve bağımsızlığı korunacaktır.
    Azınlıklara siyasi egemenlik ve toplumsal dengeyi bozacak ayrıcalıklar verilmeyecektir.
    İstanbul Hükümeti, Sivas Kongresi kararlarını tanıyacaktır.
    İstanbul Hükümeti, İtilaf devletleriyle yapacağı barış görüşmelerinde Temsil Kurulunun da görüşünü alacaktır.
    Seçimler yapılıp, Meclis-i Mebusan toplanacaktır.
    İstanbul Hükümeti, Temsil Kurulunun hukuken tanınmış oluyordu.
    İstanbul Hükümeti ve Temsil Kurulu ilk kez birlikte hareket etmişlerdir.

    İstanbul’a yakın olması

    Batı cephesine yakın olması

    Demiryollarının Ankara’ya kadar ulaşması

    Haberleşme, olanaklarının uygun olması

    Amasya Görüşmeleri sonrasında ülkede seçim yapıldı ve meclis açıldı.
    Mustafa Kemal’de seçilmesine karşın güvenlik nedeniyle İstanbul’a gitmedi.
    İstanbul’a giden arkadaşlarından ise aşağıdakileri yapmasını istemiştir.
    İlk iki isteği gerçekleşmezken son istek, yerine getirilmiştir.
    Vatan bir bütündür, parçalanamaz.
    Sınırlar, Mondros öncesi sınırlardır.
    Halkın çoğunluğu Arap olan yerlerin geleceği, buradaki halkın oylarına göre kararlaştırılacaktır.
    Doğudaki üç sancakta (Kars, Ardahan, Batum) halkının geleceği halkoyu ile belirlenecektir.
    Batı Trakya’nın durumu için halk oyuna başvurulacaktır.
    Ülkemizdeki azınlık hakları, komşu ülke azınlık hakları ile aynı olacaktır.
    İstanbul ve Marmara Denizi’nin güvenliği sağlanacaktır. Bu koşullar sağlandıktan sonra boğazlar dünya ticaretine açılması konusunda ilgili devletlerce verilecek olan karar geçerli sayılacaktır.

    İstanbul, İngilizler tarafından resmen işgal edilecektir.

    Ali Rıza Paşa görevinden alınacaktır.

    Ulusal mücadele büyük güce ulaşacaktır.

    Türk yurdunun sınırları çizilmiştir.

    Kurtuluş Savaşı’nın temelleri oluşmuştur.

    Sorunlarda, barışçı çözüm önermiştir.

    İSTANBUL’UN RESMEN

    İŞGALİ

    (16 MART 1920)

    Nedeni:

    Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin, Misak-ı Milli kararlarını kabul etmesidir.

    İstanbul’un işgalinin halkta, yarattığı tepkiyi azaltmak için bir bildiri yayınladılar;

    İşgal geçicidir.

    Amaç, saltanat’ı yıkmak değil, korumaktır.

    Herkesin, saltanatın vereceği emirlere uyması zorunludur.

    Ayaklanma çıkarsa, İstanbul’da gereken tedbirler alınacaktır.

    Padişah yanlılarınında Ankara’ya gitmesiyle, ulusal mücadele güç kazanacaktır.
    Osmanlı parlementosu tarihe karışmıştır.
    hukuki koşulları oluşmuştur.
    Parlamento boşluğunu doldurmak.
    Ulusal bağımsızlık ve egemenliği sağlamak.
    Hükümet kurmak gereklidir.
    Geçici kaydıyla bir hükümet başkanı tanımak ya da padişah vekili atamak doğru değildir.
    Mecliste beliren ulusal iradenin, vatanın geleceğine el koymasını kabul etmek temel ilkedir. TBMM’nin üstünde bir güç yoktur.
    TBM yasama ve yürütme yetkilerine kendinde toplamıştır.
    Meclisten seçilecek bir kurul, hükümet işlerine bakar.
    Padişah ve Halife, baskı ve zordan kurtulduğu zaman, meclisin düzenleyeceği yasaya göre durumu belirlenir.
    Yeni bir devletin kurulmasını sağladığından, “Kurucu Meclis” sıfatını almıştır.

    Ulusal egemenlik ilkesini de benimsememesine karşın dönemin koşulları sonucu ön plana çıkartmamıştır.

    Üyelerinin bir kısmı yeniden seçilmiş, bir kısmı da İstanbul Meclisinin üyelerinden oluşmuştur.

    Demokratik ve ihtilalci niteliği bulunmaktadır.

    İstanbul Meclis-i Mebusanının meclisinin bir devamı değildir.

    Ulusal birliğin bozulmaması için, Saltanat ve Hilafet merkezlerine dokunmamıştır.

    Güçlerbirliği ilkesini benimsemiştir.

    Meclis hükümeti sistemini benimsemiştir.

    Anayasal bir temelde kurulmamıştır.

    Temsil Kurulu’nun görevini sona erdirmiştir.