•  

    Hukukla Laikleşme Süreci:

  • Not: Diyanet İşler Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.

  •  

    Hukukla Laikleşme Nedenleri:

  • Mecelle: I. Meşrutiyet sonrası çıkarılan, medeni yasaların bütünüdür.

     

    Türk Medeni Yasası (17 Şubat 1926)

    Kabul Edilme Nedenleri:

  •  

    Neden İsviçre Medeni Yasası Kabul Edildi?

  • Medeni Yasa’nın Kabulünün Sonucu:

  • Not: Patrikhanelerde azınlıkların din işleri dışındaki görevi, Medeni Yasa ile sona ermiştir.

    Not: Artık Türkler ümmet anlayışından ulus anlayışına gerçek anlamda geçmeye başlamışlardır.

    Türk Kadın Hakları:

  • Not:rk kadınına tanınan bu siyasi haklar birçok Avrupa ülkesinden daha önce olmuştur.

    EĞİTİM ALANINDA DEVRİM

    EYLEMLERİ

    Tevhid-i Tedrisat Yasası (3 Mart 1924):

  • Not:Bu durum ülkede kültür çatışmasını doğurmuştur.

    Çıkarılan Yasa İle:

  • Medreselerin Kapatılması:

    Nedeni:

  • Sonucu:

  •  

    Yeni Türk Harflerinin Kabulü (1Kasım 1928):

    Nedeni:

  • Not:Öyle ki, ilk yıllarda ülkede okuma - yazma oran %8-10 idi.

    Sonucu:

  • Türk Tarih Kurumu’nun Açılması (15 Nisan 1931) Nedeni:

  • Sonucu:

  • Türk Dil Kurumu’nun Açılması

    (12 Temmuz 1932):

    Nedeni:

  • Not: Halk ve devlet arasında dil birliği bulunmuyordu.

    Sonucu:

  • Not: Kılık-kıyafet devrimi ile toplumsal alanda laikleşme başlamıştır.

    Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

    (30 Kasım 1925):

    Nedeni:

  • Sonucu:

  • Ölçü Birimlerin Değişmesi :

  • Not: Bu alanda yapılan düzenlemelerin genel amacı batı dünyasına katılmak ve batı ile ekonomik işbirliğini geliştirmektir.

    Soyadı Yasasının Kabulü (21 Haziran 1934)

    Nedeni:

    Sonucu:

  • EKONOMİK ALANDA DEVRİM

    EYLEMLERİ

    İzmir İktisat Kongresi (18 Şubat 1923):

    Amacı:

    Yeni kurulan ulusal devlete, ulusal bir ekonomik politikanın belirlenmesi.

    Alınan Kararlar:

  • Not:İzmir İktisat Kongresinde kabul edilen ekonomik model, Liberal ekonomik sistem olmuştur.

    Tarım Alanındaki Gelişmeler:

  • Ticaret Alanındaki Gelişmeler:

  • Sanayi ve Madencilik Alanındaki Gelişmeler:

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Alanındaki Gelişmeler:

  • Not: demiryolu yapımı yerine karayoluna ağırlık verilmesi, günümüz ulaşımını daha pahalıya getirmiştir.

    Sağlık ve Tıp Alanındaki Gelişmeler:

  • Osmanlı Devletinde Ulusal Bir ekonominin Olmasının Nedenleri?

  •  

    CUMHURİYET’İN İLK

    YILLARINDA DIŞ POLİTİKA

    Yabancı Okullar Sorunu:

  • Nüfus Değişimi Sorunu:

  • Musul Sorunu ve Sonucu:

  • Antlaşmaya Göre:

  • Türkiye’nin Milletler Cemiyetine Girmesi

    (18 Temmuz 1932):

  • Balkan Antantı (9 Şubat 1934):

  • DEVRİM EYLEMLERİ

    HUKUK ALANINDA DEVRİM

    EYLEMLERİ

    Hukuk Devriminin Nedenleri:

    Hukuk Birliğinin sağlanmak istenmesi.
    Hukuk kurallarının dine göre değil, akla ve bilme göre düzenlenmek istenmesi.
    Hukuk birliği ile ulusal birliğin sağlanmak istenmesi.
    Çağdaş Türkiye için çağdaş hukuk kurallarının sağlanmak istenmesi.
    Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)
    Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
    Şeriye Evkaf Vekaletinin kaldırılması (3 Mart 1924)
    Tevhid-i tedrisat Yasası (3 Mart 1924)
    Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
    Türk Medeni Yasasının Kabulü (17 Şubat 1926)
    Anayasadan devletin dini islamdır; maddesinin çıkarılması (10 nisan 1928)
    Anayasaya, devletin laik olduğunun yazılması (5 Şubat 1937)
    Ulusal devlet anlayışının olması
    Hukuk birliğinin sağlanmak istenmesi
    Mecelle Yasası’nın sorunların çözümünde yetersiz kalması.
    Kadınlar ile erkekler arasında ekonomik, siyasi ve sosyal eşitsizlikler bulunuyordu. Bu eşitsizlikler;
    kadınlar istediği mesleğe giremezdi.
    Boşanma hakkı erkeğe aitti.
    Mirasta eşitlik yoktu.
    Mahkeme tanıklığında eşitlik yoktu.
    Ekonomik kurallar yetersizdi.
    Ülkede hukuk birliği bulunmuyordu. Kurallar sünni mezhep kurallarına göre düzenlenmişti.
    Varolan Mecelle yasaları, dinsel hükümlere göre düzenlenmişti ve toplumsal gereksinimlerini karşılayamıyordu.
    Avrupa’da kabul edilen en son yasa olması ve eksikliklerin giderilmesi.
    İfadesi ve kavramlarının karmaşık olmaması.
    Çok karmaşık sorunlara bile pratik çözümler önermesi.
    Hukuk birliği sağlanmıştır.
    Kadınlar istediği mesleğe girebilecektir.
    Evlilikte tek eşlilik geliştirilmiştir.
    Boşanma hakkı kadınlara da verilmiştir.
    Mirasta, kadın - erkek eşitliği sağlanmıştır.
    3 Nisan 1930 yılında Belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı.
    5 aralık 1934 yılında, kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi.
    Osmanlı Devleti’nde, eğitim ve öğretimde birlik bulunmuyordu.
    Batıdaki gelişmeler izlenmiştir.
    Devlet eğitimle ilgilenmemiştir.
    Halk çocuklarını mahalle mekteplerine gönderiyordu.
    Medreseler devlet denetimi dışında dini bilgiler veren kurumlardı.
    Tanzimat dönemiyle batılı anlamda modern okullar açılmaya başlanmıştı.
    Müslüman olmayanlar ise, kendi okullarını kurmuş ve denetimsiz eğitim yapmaktaydı.
    Eğitimde dağınıklık giderilmişti.
    Milli Eğitim Bakanlığı kuruldu.
    Eğitim devlet işi oldu.
    Eğitimde dinsel niteliğe son verildi.
    Çağdaş laik eğitime geçildi.
    Eğitim devlet işi olunca, gereksiz diğer eğitim kurumları kapatılmaya başlandı.
    Medreseler, toplumda kültür farklılığı yaratmaktadır.
    Eğitimde laikleşmeye sürecinin olması.
    Medreselerin kapatılması ile laik düzenin yıkılması için yetiştirilecek nesillerin engellenmesi.
    Kısa süre sonra da günümüz eğitimin temellerinin atıldığı “Maarif Teşkilatı” haknda yasa kabul edildi. (2 Mart 1926)
    Arap harflerinin ses bakımından Türkçe’ye uymaması.
    Türk dilinin okunup - yazılmasını kolay kılınmak istenmesi.
    Arap harfleri ile okuma yazmanın zor olması.
    1926 yılından itibaren araştırma çalışmalarına başlanmıştır.
    1928 yılında yeni Türk harfleri hakkında yasa çıkarılmıştır. Yasa ile;
    Okuma yazma oranı artmış.
    Okuma - yazma seferberliği başlamıştır.
    Osmanlı Devleti’nin bir tarih politikasının olmaması veya yetersiz olması.
    Osmanlı Devleti, Türk tarihini yalnız Anadolu Tarihi diye sınırlıyordu.
    Anadolu’nun da eski tarihin red ediyordu.
    Ümmetçi tarih anlayışından, ulusçu tarih anlayışına geçilmek istenmesi.
    15 Nisan 1931 yılında Türk Tarih Kurumu’nun kurulması ile;
    Orta Asya Türk tarihi araştırılmaya başlanmıştır.
    Anadolu’nun eski tarihine sahip çıkılmıştır.
    Müzecilik ve arkeoloji gelişmeye başlamıştır.
    Osmanlı Devleti’nde bilim ve hukuk dili Arapça, edebiyat dili ise Farsça idi.
    Halk ise Türkçe konuşuyordu.
    Ulusal devlet anlayışı ile ulusal dilin konuşulup yazılması gerekiyordu.
    12 Temmuz 1932 yılında Türk Dil Kurumu’nun kurulması ile;
    Türkçe’yi yabancı dillerden arındırmak,
    Yabancı kelimelerin karşılığında Türkçe kelimeler bulmak.
    Türkçe’yi bilim, kültür ve konuşma dili yapmak amaçlanmıştır.

    TOPLUMSAL ALANDA DEVRİM

    EYLEMLERİ

    Nedenleri:

    Devlet ve Hukuk laikleşme büyük hızla devam ediyordu.
    Bu amaçla toplumsal yapının da laikleşmesi gerekiyordu.
    Toplumda var olan eski kurumların laik devlet düzeni ile çatışanların kaldırılması veya yeniden düzenlenmesi gerekiyordu.
    Her alanda yapılacak devrimler ile ülke çağdaş bir duruma gelebilecekti.
      .

    Kılık-Kıyafet Devrimleri (25 Kasım 1925):

    Nedenleri:

    Osmanlı Devleti’nde giyim birliği bulunmuyordu.
    Dinsel giyimin farklılığının yanısıra, asker ve memurların da giysilerinde farklılıklar bulunmaktaydı.
    Mustafa Kemal, özellikle batılıların gericilik simgesi olan Fes’e karşı tepki duyuyorlardı.
    29 Kasım 1925 yılında çıkarılan yasa ile;
    Fes’in giyilmesi yasaklandı.
    Türk Ordusuna koruyucu şapka giyilmesi getirildi.
    Din adamları, dini giysilerini yalnızca ibadet yerlerinde giyebileceklerdi.
    Türk kadınları isterse, çarşaf ve peçe giymeyeceklerdi.
    Osmanlı Devleti’nde, her mezhebin kendi içlerinde oluşturdukları tarikatlar bulunmaktaydı.
    Tarikat bireylerinin toplandıkları yerlere ise Tekke ve Zaviye denmekteydi.
    Tekke ve Zaviyeler ise, insanların duygu ve düşüncelerini sömüren, dini politikaya alet eden zararlı kuruluşlara dönüşmüştür.
    Ulusal egemenlik ve laik devlet düzeni ile çatışmaktaydılar.
    Çıkarılan yasa ile;
    Tekke ve zaviyeler kapatıldı.
    Hiçbir kimse tarikat, şeyh, derviş, baba gibi unvanları kullanamayacaktır.
    Tarikatları simgeleyen giysi ve törenler de yasaklandı.
    Laik devlet düzeni için önemli bir adım atıldı.
    Çıkarılan yasalar ile;
    1 Ocak 1926 yılından itibaren Rumi ve Hicri takvimlerin yerine “Miladi Takvim” kullanılmaya başlanmıştır.
    1 Ocak 1925 yılından itibaren uluslararası saat sistemine geçildi.
    20 Mayıs 1928 yılında, arşın ve endaze yerine metre, okka yerine de kilo kabul edildi.
    Hafta sonu tatili de, Cuma gününden Pazar gününe alındı.
    Toplumsal yaşamda karmaşıklığın olması.
    Toplumsal karmaşa ortadan kaldırıldı.
    Gülünç ve ahlaka aykırı olmayan bir soyadı herkese zorunlu kılındı.
    Ağa, hacı, hafız, hoca, molla, efendi, bey, paşa, hazretleri gibi ayrıcalık kazandıran unvanlar yasaklanmıştır.
    Osmanlı dönemi sivil rütbe, nişan ve madalyalar kaldırıldı.
    Fabrika üretimine geçilmelidir.
    Dışa bağımlılıktan kurtulmalıdır.
    Özel girişimcinin yapamadıklarını devlet yapmaktadır.
    Girişimciyi destekleyen bir banka kurulmalıdır.
    Çalışanların yaşam koşulları düzeltilmelidir.
    Demiryolları yapılmalıdır.
    Toprak reformu gerçekleştirilmelidir.
    Aşar vergisi kaldırıldı.
    Kredi için Ziraat Bankası kuruldu.
    Tarım Kredi Kooperatifleri kuruldu.
    Tarımda makineleşmeye gidildi.
    Yeni ürünlerin üretimine geçildi.
    Ziraat fakültesi açıldı.
    Tohum ıslah merkezleri açıldı.
    Toprak Reformu yasası çıkarıldı.
    Kapitülasyonlar kaldırıldı.
    İş Bankası kuruldu.
    Yabancı şirketler ulusallaştırıldı.
    Kabotaj Yasası çıkarıldı.
    Teşvik-i Sanayi yasası çıkarıldı.
    Yabancı mallara gümrük uygulaması getirildi.
    Yeni sanayi mallarının üretimine geçildi.
    Kalkınma planları hazırladı.
    Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA) kuruldu.
    Etibank kuruldu.
    Şeker, demir, çimento fabrikaları açıldı.
    Ülkedeki savaş yıkımı onarılmıştır.
    Yeni yollar, yeni okullar, hastane ve kamu yapıları yapılmıştır.
    Yeni yolların yanısıra, eski yollarda ulusallaştırılmıştır.
    Köprü, liman yapımına ağırlık verilmiştir.
    Koruyucu hekimlik getirilmiştir.
    Hastane ve doktor sayısı arttırılmaya çalışılmıştır.
    Sıtma ve Frengiye karşı başarı elde edilmiştir.
    Kapitülasyonların varlığı.
    Türklerin genel olarak ticaret ile ilgilenmemeleri.
    Osmanlı Devletinde, Sanayi Devrimi’nin yapılamaması.
    Duyun-u Umumiye’nin (Osmanlı Genel Borçları) etkisi .
    Tarımın ilkel yöntemlerle yapılması.
    Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşının yarattığı ekonomik bunalım.
    Yeraltı ve yerüstü kaynaklarının yabancıların elinde olması.
    Türk Dili, Türk Tarih ve Coğrafya dersleri, Türk öğretmenler tarafından okutulacaktır.
    Yabancı okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olacaklardır.
    Türk Müfettişleri tarafından denetleneceklerdir.
    Koşulları kabul eden okullar eğitimlerine devam etmişlerdir.
    Lozan Barışı’na göre; Batı Trakya ile İstanbul, nüfus değişim dışında bırakılmıştır.
    İstanbul’daki Rum nüfusun artması üzerine, Türk hükümeti duruma karıştı.
    Sorun, Adalet Divanı’na götürüldü.
    İki hükümet karşılıklı olarak, mallara el koydular.
    II. Dünya Savaşı krizi başlayınca, sorun karşılıklı iyi niyetlerle çözüldü.
    Yeniden Lozan Barışı koşullarının uygulanması kabul edildi.
    Lozan Barışında çözümlenememiştir.
    Lozan sonrası da görüşmeler tıkandı.
    Milletler Cemiyeti, sorun karşısında Türkiye aleyhine karar verdi.
    Sorun devam ederken, Şeyh Sait Ayaklanması çıktı.
    Bu iç sorunun çözümlenmesi için İngiltere ile 1926 Ankara Antlaşması imzalandı ve sorun çözüldü.
    Musul, Irak’a bırakıldı.
    Petrol gelirinin %10, 25 yıl süre ile Türkiye’ye bırakıldı.
    Uluslararası ilişkileri geliştirmek, yurtta ve dünyada barışın korunması ilkesi doğrultusunda, Milletler Cemiyeti’ne girildi.
    Cemiyet, amaçlarından uzaklaşınca, II. Dünya Savaşı sonrası kapatıldı.
    Faşist İtalya ve Nazi Almanya’sının saldırgan tutumu üzerine Balkanların güvenliği için kuruldu.
    Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya üye devletlerdir.
    II. Dünya Savaşı sonrası ortadan kalkmıştır.