| Cennet Tatil Köyüm
Köy güzeldir.Kayısı vardır, erik vardır sonra elma vardır.Havası temizdir, mis gibidir.Gökyüzüne bakınca bütün yıldızları görebileceğiniz tek yerdir köy.Civcivlere yem verirsiniz, sevimli köpeciklerle oynarsınız, kedilerle kuş kovalarsınız.Köy güzel yerdir mutlaka.Bunca şeyin olduğu yer güzeldir herhalde.Herhalde diyorum çünkü ben öyle bir köye gittim ki köyden ziyade toplama kampına benziyordu.Belki de ben gidene kadar cennetti de benim kör talihim yüzünden o hale gelmişti.İlkokul 2.sınıfta karne hediyesi olarak beni köye göndermişlerdi.Ben de sevinmiştim tabi.Hem köydeki herşeyi para vermeden yiyebilme fikri mükemmeldi hem de köye giderken yaptığım erzak.Köyde bulunamayacak herşeyi almıştım yanıma.Aslen o zamanlar köyde meyve sebzeden başka hiçbirşey yoktu.Bunu gidince görecektim.Sonra yeni arkadaşlarla tanışacaktım.Öyle böyle gittik köye, benim gözlerim parlıyor tabi.Köy diye beni 10 hanenin olduğu bir yere bırakıp gitti babam.Oradaki akrabaları da yakından tanımıyordum zaten.Babamın parlak bir fikriydi işte köy fikri.Belki hediyeden yırtmak belki de şehir züppesi olup çıkmamam için köye getirmişti beni.Ben niye gelmiştim ki oraya? Ne işim vardı ya köyde? Köy dedikleri bu muydu? Orada arkadaş bulmayı bırak en genci ile aramda 10 yaş vardı.Uyku düzenimle de pek alakaları yoktu.Ben 4'te uyurdum köyde 5'te kahvaltı yapılırdı.Pratik bir çözüm bulmuştum.Bir saat geç uyuyordum.Yani kahvaltı yapıp uyuyan tek insandım.Bu sayede tarlada çalışmaktan da kurtulmuştum.Uyandığımda evi bomboş bulurdum.Bizim evden fazla da uzaklaşamazdım çünkü heryerde benim boyumda Kangallar vardı.Birtek bizim köpekten korkmuyordum.Bana alışmıştı kerata.Sonra kuduz oldu bana saldırdı bu vefasız.Bizim akrabaları gazlayıp acı çekmesin bahanesiyle öldürttüm bu iti.İt dediğime bakmayan severdim, oynardık ama işte saldırdı bana.Ayağını arı sokmuştu ya da başka bişey, kuduz olmuştu.Bana
anlatılan bu, inanamdım o ayrı.Herkese saldırıyordu zaten.Beni kovaladığı günden bu yana çok hızlı koşuyorum.Kangal da gidince baktım olmayacak tarlaya gitmeye başladım.Ağaca çıkıp kayısı yerdim tabi, tatile gitmiştim
oraya çalışmaya değil.O kadar kayısıdan sonra midemin iki gün bozulması sizi şaşırtmaz heralde.Benim erzak tükenince iyice bozuldu midem.Günün 3 öğünü de yoğurt yenmez ki.Çilli vardı , onu kestiler benim için.Tv falan getirtmiştik benim canım sıkılınca, O da
başka bir akrabamızınmış.Tv dediysem Trt1den başka kanal yok.Karlı, ama öyle böyle değil, görüntüyü seçene kadar canınız çıkıyo.Ben Cine5 şifresini de bu yöntemle çözerdim.Gözler alıştı yani o dönem, decoder gibi olmuştum.Tv falan işler yoluna girdi derken yastığımın altından akrep çıktı.Ben fare görmüş kadınların sandalye üzerine çıkmaları gibi ani bir refleksle kanepeye çıktım.Işınlandım desek yeridir o hızla yani.Bi dede vardı sevimli, yaşlı.Hareket ettiğine şahit olmamıştım hiç.Sen kalk, küreği al eline, akrebi öldürmeye çalış.Sonra da bana "Gorkma böcük" de.Dedecim ne böceği ya akrep bu akrep.Öyle eli hafif hemşirelere benzemez bu.İğneyi vurdumuydu direkt tahtalıköy.Ben yılan sandım o yüzden korktum dedim.Demez olaydım.Yılan da çıktı evden.Kocaman da birşey.Şahmeran halt etmiş yanında.Baktım birkaç gün daha kalırsam ya gıdasızlıktan ya böcük sokmasından ya da can sıkıntısından gideceğim öbür tarafa, dönmeye karar verdim.Cumartesi otobüs varmış sadece.İki gün bekleyecekmişim.Babamı arayın dedim, telefon kesik dediler.Bekleyemem dedim iki gün.O zaman cumayı bekle şehre kayısı götürecekler, o zaman gidersin dediler.Bekledim, bir gece daha sivrisinekler emdi kanımı.Ailemin yanına döneceğime çok sevindiğimden olsa gerek, traktör saatte 30 km hızla ilerliyordu.Hani yürüsem daha hızlı giderim belki.Sıcak beynimi eritmiş.Suuu Suuu dedim.Bahçeyi sulayan bir adam vardı.Hemen gittim içilir mi bu su dedim. "İçülür tabe" işte bu iki sözcük yüzünden 1 hafta su içemedim.Sulama suyunda toprak olması normal, yeşil rengi de yosunların verdiğini varsayalım.O iğrenç koku nereden geliyordu? O sıcakta sulama hortumunun bütün bileşenleri de suya işlemişti.Ben susuzluktan kana kana içtim tabi o hortumdan geleni.Hortumdan gelenin ne olduğunu da şu ana kadar anlamış değilim ama su değildi.Bunu farkettiğimde kustum zaten.Normal suları içtiğimde bile hep aynı tadı aldım birkaç hafta.Psikolojikmiş.Köye tövbe ettim, düğün falan olurdu gitmezdim.Gitmem daha hayatta gitmem.Hastasıyım teknolojinin, köye inat her yeniliği takip ediyorum.Odam bahçeye doğru bu yüzden her sabah kuş sesleriyle uyanıyorum, manavdan alıyoruz birşey lazım olunca.Türkçe kitaplarında anlattıkları köyü bilmem ama bizim köyümüz böyleydi işte.Şimdi uydu bile varmış köyde, yüzme havuzu yapmışlar meydana, 25 haneye yükselmiş
nüfus, suyu da içilebiliyormuş artık mis gibiymiş.Gitmem daha.Tövbe.
|