Rolleri Tanrı Dağıtır,
Biz Sadece Oynarız
Kader, değişmez bi karar ile iyilik ve kötülük hazırlamış bulunduğuna inanılan manevi kuvvet.Kaderi yaşayacaklarıydı, yapacağı herşey zaten bellliydi ve O bu kumpanyada en fazla oyuncu olabilirdi.Rolleri tanrı dağıtır, o sadece oynardı.Hayat felsefesini bu kısacık cümle üzerine kurmuştu.Onun gözünde bir suç varsa bunun sorumlusu iki kişiydi.Yaratan ve yaradılan.
Günleri sıradan geçiyordu, dün nasıl yaşanmışsa yarın da yaşanacaktı Onun felsefesinde.Ama tek bir farkla.Geçmiş kesindi, gelecek ise belirsiz.Gelecek kaderdi.Salıdan sonra çarşambanın geleceğini biliyordu ama çarşamba ile beraber kendinin de var olacağından emin değildi.O rolünü oynardı, ne zaman biteceğine, nasıl biteceğine O karar veremezdi.Dostları vardı, aşkları da.Güçlüydü, hayatında değişmesini istediği hiçbirşey yoktu.Dostluğu da kana kana yaşamıştı sevdayı da.Mutlu olamazdı bir türlü, doya doya mutlu olmak nedir bilmezdi.Her güzellikten sonra bir çirkinlik arardı.Korkardı mutlu olmaktan, kusursuz bir hayattan.Sorunlar arardı, sorun yaratırdı.Herşeyin bitmesinden korkardı.Bu yüzden kimsenin göremediklerini görmeye, hayattan her defasında bir ders çıkarmaya çalışırdı.Kolundaki saatle zamanı kontrol etmeye çalışırdı.Sevdiği insanların yanında bir saat geri alırdı zamanı, kötü olaylarda da ileri alırdı.Kendi zamanını yaratmıştı, çok umursamıyordu aslolanı.Gittikçe hayat çöküyordu omuzlarına, yaşamı kaldırmaya çalıştıkça yaşlandığını hissediyordu.Durdu bir gün.Etrafındaki herşeyi durdurdu.Kimsenin Onu farketmeyeceği bir yere geçti ve tekrar başlattı yaşamı.Kırmızı arabaları saydı bir süre, sonra pateniyle kayan küçük bir kıza takıldı aklı.Saçları omuzlarına kadar uzanıyordu ve rüzgarla gözünü kapatıyordu küçük kızın, küçük kız eliyle saçını düzeltmeye çalışıyordu.Yirmi üçüncü kırmızı araba geçiyordu ve küçük kızın eli hala o uzun güneş renkli saçlarındaydı.Güneşi hapsettiği saçlarında güneşi kıskandırıyordu belki de.Yirmi üçüncü kırmızı arabaydı.Küçücüktü daha patenli kız.Annesine sarılan bir bebek kadar günahkardı.O kadar narindi ki bedeni, dayanamadı.Kırmızı araba kana bulandı.Hemen saatine sarıldı oyuncu.Birkaç dakika geri almaya çalıştı yaşamı, yapamadı.Kolundan çıkarttığı gibi fırlattı saati, parçaladı.Durdu.Etrafındaki herşeye baktı.Sadece kendini durdurabilme yetisine sahipti, zira hayat akışkandı.Tanımadığı o küçük kız için ağladı.Anlam veremedi kadere.Çok uğraştı.Geçmiş kesindi, gelecekte kesindi aslında.Belki geçmişten bile kesindi yaşayacakları.Herşey yazılıydı, rolleri tanrı dağıtır, o sadece oynardı.
Roller değişti sonra.Dostları azaldı, aşkları da.Yine güçlüydü ama yalnızdı.Belki bu güç takıntısı yüzünden yalnızdı belki güç yalnızlıkta saklıydı.Hayatı köşesinden izleyebilecek kadar cesur olamadı bir daha.Kırmızı arabaları hiç saymadı.Saat de takmadı koluna.Farkeder miydi? Yaradılan çabası ile ne değiştirilebilirdi.Ölümü eskisi kadar düşünmedi, yaşamayı da.Bir daha ağlamamak için kimseyi sevmedi.Çaba göstermedi yaşama bundan olsa gerek.Rolü bitmişti.
Hayatı boyunca tam öğrenememişti kaderi.Belki Onun kaderi de buydu.Rolleri tanrı dağıtır, o oynardı.Ama kaderi o rol değil, o rolü nasıl oynadığıydı.
CanerboY ¤
|