Denemeler
A A E Y
Rolleri Tanrı Dağıtır
Kötü Son
Kumdan Kale
4. Liste
Pamuk Şeker
Ana Cadde No:21
Shizofrenia
Nemesis
No Name
Kesilmiş Kamışlar

 
PAMUKSHEKER

"İnsan yalnız kalbiyle tam görür, esaslı olan şeyler gözle görülmez."
Saint Exupery

Bilinmeyen, görünmeyen dengeler vardır...
Bakılıp da görülemeyen, yaşanıp da bilinemeyen...

Kışın, 
Kar yağarken kapalı olur lunapark...

Yazın,
İnsanlarla dolar taşar. Anneler, babalar, teyzeler, amcalar, çocuklar... Ellerinde balonlar, pamukşeker bazen, çocuklar... Hani şu ağzına yüzüne bulaştırmadan yiyemediğin, pamuk gibi ama daha gevşek pembe şekerler. Kafasından büyüktür çocuğun şekeri. Babalar da alırlar bir iki ısırık, çaktırmadan diğer babalara. Yapış yapış olur bıyıkları, ve yine çaktırmadan silerler kağıt mendilleriyle, bir kendi ağızlarını, bir çocuklarınınkini.
Anneler ve teyzeler. Çay bahçesinde oturmaktır amaçları, ve aslında muhabbet. Çocuklar durmaz. Ona bineyim, buna bineyim, şundan isterim. Döner dönmedolap, cıvıl cıvıl çocuklarla. Uçaklar uçar, çarpışan otolar çarpışır, atlıkarınca ve küçük tren...
Anneler, babalar, teyzeler, amcalar ve yine çocuklar. Çocuklar içindir lunapark... Tıklım tıklım... Yazık lunapark. Dışarıdan bak,
tıklım tıklım...

Kışın,
Kar yağarken kapalı olur lunapark...
Bir bekçi kalır o soğukta. O da kulübesinde, piknik tüpünün üstünde, alüminyum çaydanlığı, küflü somyanın üstünde eski püskü bir döşek, bir çift kirli battaniye ve açık raftaki küp şeker kutusu. Buğulu camın ardında, dönmedolap dönmüyordur. Uçaklar öylece durmaktadırlar ve çarpışan otolar, atlıkarınca ve küçük tren de öyle... Bomboş... Kışın lunapark...
Salıncakların zincirlerini rüzgar sallar ama döndürmez. Boştur çaybahçesinin masaları. Bir tek rüzgar eser, rüzgar gezer lunaparkta, bir de taşıdığı kar taneleri. Lunaparkın içindeki yollara, dönmedolabın, uçakların, atlıkarıncanın, çarpışan otoların, küçük trenin üstüne düşen kar taneleri.
Bomboş... Kışın lunapark...

Her kar tanesi, çocukluğunu yaşayamadan, lunaparka giremeden, bir kez olsun çarpışan otolara binemeden, bir kez olsun pamukşeker yiyemeden ölen bir çocuğun ruhunu taşır lunaparkta. Dışarıdan bak,
bomboş kışın lunapark. Kardan başka... Kar, asla sayılmayacak kadar çok kar tanesinden başka...

Kışın, kar yağarken kapalı olur lunapark. Ama doludur içi, hem de yazınkinden bile dolu.
İçine gir de bak, tıklım tıklım lunapark...

Döner dönmedolap, uçar uçaklar, çarpışır otolar...
Bakıp da göremezsin, yaşanır ama bilemezsin...

[Fred `00]

Copyright © 1999-2004 M@L DiZaYn
anasayfa | platform | okul | irc | manadolu